Sure 56 · Mekkî · 96 ayet
Al-Waaqia
سُورَةُ الوَاقِعَةِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 827. cüz · sayfa 534
فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!
- 927. cüz · sayfa 534
وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar!
- 1727. cüz · sayfa 535
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌۭ مُّخَلَّدُونَ
Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;
- 1827. cüz · sayfa 535
بِأَكْوَابٍۢ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۢ
Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
- 1927. cüz · sayfa 535
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
- 2527. cüz · sayfa 535
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا تَأْثِيمًا
Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
- 2727. cüz · sayfa 535
وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ
Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere (amel defteri sağdan verilenlere)!
- 3527. cüz · sayfa 535
إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءًۭ
Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.
- 4127. cüz · sayfa 535
وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ
Soldakiler; ne yazık o soldakilere (amel defteri soldan verilenlere)!
- 4527. cüz · sayfa 535
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.
- 4627. cüz · sayfa 535
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
- 4727. cüz · sayfa 535
وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?
- 4927. cüz · sayfa 535
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْءَاخِرِينَ
De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,
- 5027. cüz · sayfa 535
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ
belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
- 5127. cüz · sayfa 536
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ
Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
- 5227. cüz · sayfa 536
لَءَاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ
Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
- 5627. cüz · sayfa 536
هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ
İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!
- 5727. cüz · sayfa 536
نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi?
- 5827. cüz · sayfa 536
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ
Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?
- 5927. cüz · sayfa 536
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ
Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?
- 6027. cüz · sayfa 536
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.
- 6127. cüz · sayfa 536
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ
Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).
- 6227. cüz · sayfa 536
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
- 6427. cüz · sayfa 536
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?
- 6527. cüz · sayfa 536
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
- 6927. cüz · sayfa 536
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ
Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
- 7027. cüz · sayfa 536
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
- 7127. cüz · sayfa 536
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ
Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,
- 7227. cüz · sayfa 536
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ
onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?
- 7327. cüz · sayfa 536
نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ
Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.
- 7527. cüz · sayfa 536
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ
Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,
- 7627. cüz · sayfa 536
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌۭ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ
Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.
- 8127. cüz · sayfa 537
أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ
Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?
- 8227. cüz · sayfa 537
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
Allah’ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?
- 8527. cüz · sayfa 537
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ
(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
- 8727. cüz · sayfa 537
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz!
- 8827. cüz · sayfa 537
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ
Fakat (ölen kişi Allah'a) yakın olanlardan ise,
- 8927. cüz · sayfa 537
فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ
ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
- 9227. cüz · sayfa 537
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ
Ama yalanlayan sapıklardan ise,