Sure 77 · Mekkî · 50 ayet
Al-Mursalaat
سُورَةُ المُرۡسَلَاتِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 129. cüz · sayfa 580
وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا
Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;
- 1129. cüz · sayfa 580
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ
ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).
- 1429. cüz · sayfa 580
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ
(Rasûlüm!) Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! (O gün insanlar amellerine göre Cennet yahut Cehennem'e sevkedilirler)
- 1529. cüz · sayfa 580
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!
- 1629. cüz · sayfa 580
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ
Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?
- 1729. cüz · sayfa 580
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ
Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.
- 1929. cüz · sayfa 580
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 2029. cüz · sayfa 581
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ
(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı?
- 2329. cüz · sayfa 581
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ
Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!
- 2429. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 2729. cüz · sayfa 581
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا
Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.
- 2829. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 2929. cüz · sayfa 581
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
(İnkarcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!
- 3029. cüz · sayfa 581
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ
Üç kola ayrılmış, (ama) bir gölgeye gidin.
- 3129. cüz · sayfa 581
لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
Ne gölgelendiren, ne de alevden koruyan.
- 3429. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 3629. cüz · sayfa 581
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.
- 3729. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 3829. cüz · sayfa 581
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.
- 3929. cüz · sayfa 581
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ
(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!
- 4029. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 4129. cüz · sayfa 581
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ
Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,
- 4229. cüz · sayfa 581
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arasında olacaklardır.)
- 4329. cüz · sayfa 581
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfîyetle yiyin için» (denir).
- 4429. cüz · sayfa 581
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
- 4529. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 4629. cüz · sayfa 581
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
(Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
- 4729. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 4829. cüz · sayfa 581
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ
Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.
- 4929. cüz · sayfa 581
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
- 5029. cüz · sayfa 581
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ
Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?