Sure 79 · Mekkî · 46 ayet
An-Naazi'aat
سُورَةُ النَّازِعَاتِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
- 1030. cüz · sayfa 583
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ
«Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, derler.
- 1130. cüz · sayfa 583
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ
(Hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?»
- 1230. cüz · sayfa 583
قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ
«O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.
- 1630. cüz · sayfa 584
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى
Kutsal vadi Tuva'da Rabbi ona şöyle seslenmişti :
- 1930. cüz · sayfa 584
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ
Seni Rabbimin yoluna iletmemi, böylece ondan korkarsın.
- 2230. cüz · sayfa 584
ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ
Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.
- 2530. cüz · sayfa 584
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ
Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
- 2630. cüz · sayfa 584
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ
Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
- 2730. cüz · sayfa 584
ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا
Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,
- 3330. cüz · sayfa 584
مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere,
- 3430. cüz · sayfa 584
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ
her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit,
- 3530. cüz · sayfa 584
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
insanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün
- 3630. cüz · sayfa 584
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ
ve görene cehennem açık bir şekilde gösterildiği zaman;
- 4030. cüz · sayfa 584
وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ
Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise
- 4230. cüz · sayfa 584
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا
Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)
- 4630. cüz · sayfa 584
كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا
Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.