أُمِرْنَا أَنْ نُخْرِجَ، الْحُيَّضَ يَوْمَ الْعِيدَيْنِ وَذَوَاتِ الْخُدُورِ، فَيَشْهَدْنَ جَمَاعَةَ الْمُسْلِمِينَ وَدَعْوَتَهُمْ، وَيَعْتَزِلُ الْحُيَّضُ عَنْ مُصَلاَّهُنَّ. قَالَتِ امْرَأَةٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِحْدَانَا لَيْسَ لَهَا جِلْبَابٌ. قَالَ " لِتُلْبِسْهَا صَاحِبَتُهَا مِنْ جِلْبَابِهَا ".
Ümmü Atiyye (r.a.) şöyle rivayet etti: Hayızlı kadınları ve perde arkasında oturan (genç) kızları iki bayram gününde (namazgâha) çıkarmakla emrolunduk; böylece Müslümanların cemaatinde ve dualarında hazır bulunurlar, hayızlı kadınlar ise …
ayrıca Sahîh-i Buhârî 324