كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَقَالَ " يَا مُغِيرَةُ، خُذِ الإِدَاوَةَ ". فَأَخَذْتُهَا فَانْطَلَقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى تَوَارَى عَنِّي فَقَضَى حَاجَتَهُ، وَعَلَيْهِ جُبَّةٌ شَأْمِيَّةٌ، فَذَهَبَ لِيُخْرِجَ يَدَهُ مِنْ كُمِّهَا فَضَاقَتْ، فَأَخْرَجَ يَدَهُ مِنْ أَسْفَلِهَا، فَصَبَبْتُ عَلَيْهِ فَتَوَضَّأَ وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ، وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ، ثُمَّ صَلَّى.
Muğîre b. Şu'be (r.a.) şöyle rivayet etti: Bir yolculukta Nebî ﷺ ile beraberdim. “Ey Muğîre, matarayı al” dedi. Ben de onu aldım. Resûlullah ﷺ benden gizleninceye kadar uzaklaştı ve ihtiyacını giderdi. Üzerinde Şam işi bir cübbe vardı. …
ayrıca Sahîh-i Buhârî 206, Sahîh-i Buhârî 388