İçeriğe geç

Sahâbe

'Abdullah bin 'Amr bin al-'Aas

عبد الله بن عمرو بن العاص

  • † 63 h.
  • Şam bölgesi
  • Comp. RA 1st Generation

Hayatı

050100150200250Peygamber ﷺBuhârî
† 63 h.
d.
Makkah
ö.
63 h., Egypt/Syria
Yaşadığı yerler
Makkah, Medina, Egypt, Syria, Ta'if
İsimler
عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو · عَبْدَ اللَّهِ · عَبْدِ اللَّهِ · عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ · عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ

Hocaları ve talebeleri

Hocaları

'Abdullah bin 'Amr bin al-'Aasعبد الله بن عمرو بن العاص

Zincirinde bulunduğu hadisler

  • عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ، وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ ".

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “Müslüman, Müslümanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir. Muhacir de Allah'ın yasakladığı şeyleri terk edendir.”

  • أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الإِسْلاَمِ خَيْرٌ قَالَ " تُطْعِمُ الطَّعَامَ، وَتَقْرَأُ السَّلاَمَ عَلَى مَنْ عَرَفْتَ وَمَنْ لَمْ تَعْرِفْ ".

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Bir adam Nebî'ye ﷺ: “Hangi İslâm daha hayırlıdır?” diye sordu. Buyurdu ki: “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selâm vermendir.”

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 28

  • أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الإِسْلاَمِ خَيْرٌ قَالَ " تُطْعِمُ الطَّعَامَ، وَتَقْرَأُ السَّلاَمَ عَلَى مَنْ عَرَفْتَ وَمَنْ لَمْ تَعْرِفْ ".

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Bir adam Resûlullah'a ﷺ, “İslâm'ın hangi (ameli) daha hayırlıdır?” diye sordu. “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selâm vermendir” buyurdu.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 12

  • أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا خَالِصًا، وَمَنْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ حَتَّى يَدَعَهَا إِذَا اؤْتُمِنَ خَانَ وَإِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ، وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ ".

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “Dört (haslet) vardır ki kimde bulunursa o halis bir münafıktır. Kimde de bunlardan bir haslet bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendisinde nifaktan bir haslet vardır …

  • تَخَلَّفَ عَنَّا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي سَفْرَةٍ سَافَرْنَاهَا، فَأَدْرَكَنَا وَقَدْ أَرْهَقَتْنَا الصَّلاَةُ وَنَحْنُ نَتَوَضَّأُ، فَجَعَلْنَا نَمْسَحُ عَلَى أَرْجُلِنَا، فَنَادَى بِأَعْلَى صَوْتِهِ " وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ ". مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا.

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Çıktığımız bir yolculukta Nebî ﷺ bizden geride kaldı. Sonra namaz (vakti) bizi sıkıştırmışken ve biz abdest alırken bize yetişti. Biz de ayaklarımızın üzerini meshetmeye başladık. Bunun üzerine en …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 96, Sahîh-i Buhârî 163

  • أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَفَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ بِمِنًى لِلنَّاسِ يَسْأَلُونَهُ، فَجَاءَهُ رَجُلٌ فَقَالَ لَمْ أَشْعُرْ فَحَلَقْتُ قَبْلَ أَنْ أَذْبَحَ. فَقَالَ " اذْبَحْ وَلاَ حَرَجَ ". فَجَاءَ آخَرُ فَقَالَ لَمْ أَشْعُرْ، فَنَحَرْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ. قَالَ " ارْمِ وَلاَ حَرَجَ ". فَمَا سُئِلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ شَىْءٍ قُدِّمَ وَلاَ أُخِّرَ إِلاَّ قَالَ افْعَلْ وَلاَ حَرَجَ.

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ Vedâ haccında Mina'da kendisine soru soran insanlar için durdu. Bir adam gelip: “Farkına varmadım, kurban kesmeden önce tıraş oldum.” dedi. Resûlullah ﷺ: “Kurbanını kes, bir sakıncası …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 124

  • تَخَلَّفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ سَافَرْنَاهُ فَأَدْرَكَنَا وَقَدْ أَرْهَقْنَا الصَّلاَةَ صَلاَةَ الْعَصْرِ وَنَحْنُ نَتَوَضَّأُ، فَجَعَلْنَا نَمْسَحُ عَلَى أَرْجُلِنَا، فَنَادَى بِأَعْلَى صَوْتِهِ " وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ ". مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا.

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Yaptığımız bir yolculukta Resûlullah ﷺ geride kaldı. Sonra namaz – ikindi namazı – vakti bizi sıkıştırmışken ve biz abdest alırken bize yetişti. Biz ayaklarımızı (yıkamayıp) mesh etmeye başladık. …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 60, Sahîh-i Buhârî 163

  • سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ اللَّهَ لاَ يَقْبِضُ الْعِلْمَ انْتِزَاعًا، يَنْتَزِعُهُ مِنَ الْعِبَادِ، وَلَكِنْ يَقْبِضُ الْعِلْمَ بِقَبْضِ الْعُلَمَاءِ، حَتَّى إِذَا لَمْ يُبْقِ عَالِمًا، اتَّخَذَ النَّاسُ رُءُوسًا جُهَّالاً فَسُئِلُوا، فَأَفْتَوْا بِغَيْرِ عِلْمٍ، فَضَلُّوا وَأَضَلُّوا ".

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah'ı ﷺ şöyle buyururken işittim: “Allah ilmi kullarından çekip almak suretiyle kaldırmaz; fakat ilmi âlimleri almak suretiyle kaldırır. Nihayet hiçbir âlim bırakmayınca insanlar cahil …

  • رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عِنْدَ الْجَمْرَةِ وَهُوَ يُسْأَلُ، فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَحَرْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ. قَالَ " ارْمِ وَلاَ حَرَجَ ". قَالَ آخَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ حَلَقْتُ قَبْلَ أَنْ أَنْحَرَ. قَالَ " انْحَرْ وَلاَ حَرَجَ ". فَمَا سُئِلَ عَنْ شَىْءٍ قُدِّمَ وَلاَ أُخِّرَ إِلاَّ قَالَ افْعَلْ وَلاَ حَرَجَ.

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî'yi ﷺ cemrenin yanında kendisine sorular sorulurken gördüm. Bir adam: “Ey Allah'ın Resûlü, şeytan taşlamadan önce kurbanımı kestim.” dedi. “Taşla, bir sakıncası yok.” buyurdu. Bir başkası: “Ey …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 83

  • تَخَلَّفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنَّا فِي سَفْرَةٍ سَافَرْنَاهَا، فَأَدْرَكَنَا وَقَدْ أَرْهَقْنَا الْعَصْرَ، فَجَعَلْنَا نَتَوَضَّأُ وَنَمْسَحُ عَلَى أَرْجُلِنَا، فَنَادَى بِأَعْلَى صَوْتِهِ " وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ ". مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا.

    Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle rivayet etti: Yaptığımız bir yolculukta Nebî ﷺ bizden geride kaldı. Sonra ikindi namazı (vakti) bizi sıkıştırmışken bize yetişti. Biz abdest almaya ve ayaklarımızı meshetmeye başladık. Bunun üzerine en yüksek …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 60, Sahîh-i Buhârî 96

Biyografik verilerin kaynağı: Hadith Narrators Dataset (fahd09, from muslimscholars.info) (CC0)