İçeriğe geç

Tâbiûn

Salm bin Abi al-Ja'd

سالم بن أبي الجعد

  • † 100 h.
  • Kûfe
  • Follower Tabi' 3rd Generation

Hayatı

050100150200250Peygamber ﷺBuhârî
† 100 h.
ö.
100 h.
Yaşadığı yerler
al-Kufa
İsimler
سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ · سَالِمٌ · سَالِمٍ · سَالِمًا · سَالِمَ بْنَ أَبِي الْجَعْدِ

Hocaları ve talebeleri

Zincirinde bulunduğu hadisler

  • يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا أَتَى أَهْلَهُ قَالَ بِسْمِ اللَّهِ اللَّهُمَّ جَنِّبْنَا الشَّيْطَانَ وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ مَا رَزَقْتَنَا. فَقُضِيَ بَيْنَهُمَا وَلَدٌ، لَمْ يَضُرَّهُ ".

    İbn Abbâs (r.a.), Nebî'ye ﷺ dayandırarak onun şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Sizden biri eşine yaklaştığında: ‘Bismillâh. Allah'ım! Bizi şeytandan uzak tut, bize vereceğin (çocuktan) da şeytanı uzak tut.’ dese, sonra aralarında bir çocuk …

  • تَوَضَّأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ غَيْرَ رِجْلَيْهِ، وَغَسَلَ فَرْجَهُ، وَمَا أَصَابَهُ مِنَ الأَذَى، ثُمَّ أَفَاضَ عَلَيْهِ الْمَاءَ، ثُمَّ نَحَّى رِجْلَيْهِ فَغَسَلَهُمَا، هَذِهِ غُسْلُهُ مِنَ الْجَنَابَةِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ ayakları hariç namaz için aldığı abdest gibi abdest aldı, avret yerini ve kendisine bulaşan pisliği yıkadı. Sonra üzerine su döktü. Sonra ayaklarını (bulunduğu yerden) çekip onları yıkadı. …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 281

  • وَضَعْتُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَاءً لِلْغُسْلِ، فَغَسَلَ يَدَيْهِ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا، ثُمَّ أَفْرَغَ عَلَى شِمَالِهِ فَغَسَلَ مَذَاكِيرَهُ، ثُمَّ مَسَحَ يَدَهُ بِالأَرْضِ، ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ وَغَسَلَ وَجْهَهُ وَيَدَيْهِ، ثُمَّ أَفَاضَ عَلَى جَسَدِهِ، ثُمَّ تَحَوَّلَ مِنْ مَكَانِهِ فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ için gusül suyu koydum. Ellerini iki veya üç kez yıkadı. Sonra sol eline (su) döküp tenasül uzvunu yıkadı. Sonra elini yere sürttü. Sonra ağzına su verdi, burnuna su verdi, yüzünü ve ellerini …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 259, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 276, Sahîh-i Buhârî 281

  • صَبَبْتُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم غُسْلاً، فَأَفْرَغَ بِيَمِينِهِ عَلَى يَسَارِهِ فَغَسَلَهُمَا، ثُمَّ غَسَلَ فَرْجَهُ، ثُمَّ قَالَ بِيَدِهِ الأَرْضَ فَمَسَحَهَا بِالتُّرَابِ، ثُمَّ غَسَلَهَا، ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ، وَأَفَاضَ عَلَى رَأْسِهِ، ثُمَّ تَنَحَّى فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ، ثُمَّ أُتِيَ بِمِنْدِيلٍ، فَلَمْ يَنْفُضْ بِهَا.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ için gusül suyu döktüm. Sağ eliyle sol eline döküp ikisini de yıkadı. Sonra avret yerini yıkadı. Sonra elini yere koyup toprakla sildi. Sonra onu yıkadı. Sonra ağzına ve burnuna su verdi. Sonra …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 276

  • أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم اغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ، فَغَسَلَ فَرْجَهُ بِيَدِهِ، ثُمَّ دَلَكَ بِهَا الْحَائِطَ ثُمَّ غَسَلَهَا، ثُمَّ تَوَضَّأَ وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ، فَلَمَّا فَرَغَ مِنْ غُسْلِهِ غَسَلَ رِجْلَيْهِ.

    Meymûne (r.a.), Nebî'nin ﷺ cenâbetten dolayı gusledip avret yerini eliyle yıkadığını, sonra elini duvara sürtüp yıkadığını, sonra namaz için aldığı abdest gibi abdest aldığını, guslünü bitirince de ayaklarını yıkadığını rivayet etti.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 249, Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 259, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 276, Sahîh-i Buhârî 281

  • وَضَعْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَاءً يَغْتَسِلُ بِهِ، فَأَفْرَغَ عَلَى يَدَيْهِ، فَغَسَلَهُمَا مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا، ثُمَّ أَفْرَغَ بِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ، فَغَسَلَ مَذَاكِيرَهُ، ثُمَّ دَلَكَ يَدَهُ بِالأَرْضِ، ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ وَيَدَيْهِ ثُمَّ غَسَلَ رَأْسَهُ ثَلاَثًا، ثُمَّ أَفْرَغَ عَلَى جَسَدِهِ، ثُمَّ تَنَحَّى مِنْ مَقَامِهِ فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ için gusledeceği suyu koydum. Ellerine döküp onları ikişer ikişer veya üçer kez yıkadı. Sonra sağ eliyle sol eline döküp tenasül uzvunu yıkadı. Sonra elini yere sürttü. Sonra ağzına ve …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 249, Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 259, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 276, Sahîh-i Buhârî 281

  • وَضَعْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غُسْلاً وَسَتَرْتُهُ، فَصَبَّ عَلَى يَدِهِ، فَغَسَلَهَا مَرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ ـ قَالَ سُلَيْمَانُ لاَ أَدْرِي أَذَكَرَ الثَّالِثَةَ أَمْ لاَ ـ ثُمَّ أَفْرَغَ بِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ، فَغَسَلَ فَرْجَهُ، ثُمَّ دَلَكَ يَدَهُ بِالأَرْضِ أَوْ بِالْحَائِطِ، ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، وَغَسَلَ وَجْهَهُ وَيَدَيْهِ، وَغَسَلَ رَأْسَهُ، ثُمَّ صَبَّ عَلَى جَسَدِهِ، ثُمَّ تَنَحَّى فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ، فَنَاوَلْتُهُ خِرْقَةً، فَقَالَ بِيَدِهِ هَكَذَا، وَلَمْ يُرِدْهَا.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ için gusül suyu koydum ve onu perdeledim. Eline (su) döküp onu bir veya iki kez yıkadı – Süleyman: “Üçüncüyü söyledi mi söylemedi mi, bilmiyorum” dedi –, sonra sağ eliyle sol eline döküp …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 259, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 276, Sahîh-i Buhârî 281

  • وَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَضُوءًا لِجَنَابَةٍ فَأَكْفَأَ بِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ مَرَّتَيْنِ، أَوْ ثَلاَثًا، ثُمَّ غَسَلَ فَرْجَهُ، ثُمَّ ضَرَبَ يَدَهُ بِالأَرْضِ ـ أَوِ الْحَائِطِ ـ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا، ثُمَّ مَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ، وَغَسَلَ وَجْهَهُ وَذِرَاعَيْهِ، ثُمَّ أَفَاضَ عَلَى رَأْسِهِ الْمَاءَ، ثُمَّ غَسَلَ جَسَدَهُ، ثُمَّ تَنَحَّى فَغَسَلَ رِجْلَيْهِ. قَالَتْ فَأَتَيْتُهُ بِخِرْقَةٍ، فَلَمْ يُرِدْهَا، فَجَعَلَ يَنْفُضُ بِيَدِهِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ cenâbetten dolayı (yıkanmak için) su koydu. Sağ eliyle sol eline iki veya üç kez (su) döktü. Sonra avret yerini yıkadı. Sonra elini iki veya üç kez yere – veya duvara – vurdu. Sonra ağzına ve …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 249, Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 259, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 276, Sahîh-i Buhârî 281

  • وَضَعْتُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم غُسْلاً، فَسَتَرْتُهُ بِثَوْبٍ، وَصَبَّ عَلَى يَدَيْهِ فَغَسَلَهُمَا، ثُمَّ صَبَّ بِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ، فَغَسَلَ فَرْجَهُ، فَضَرَبَ بِيَدِهِ الأَرْضَ فَمَسَحَهَا، ثُمَّ غَسَلَهَا فَمَضْمَضَ، وَاسْتَنْشَقَ، وَغَسَلَ وَجْهَهُ وَذِرَاعَيْهِ، ثُمَّ صَبَّ عَلَى رَأْسِهِ، وَأَفَاضَ عَلَى جَسَدِهِ، ثُمَّ تَنَحَّى فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ، فَنَاوَلْتُهُ ثَوْبًا فَلَمْ يَأْخُذْهُ، فَانْطَلَقَ وَهْوَ يَنْفُضُ يَدَيْهِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ için gusül suyu koydum ve onu bir bezle perdeledim. Ellerine su döküp onları yıkadı. Sonra sağ eliyle sol eline su döküp avret yerini yıkadı. Sonra elini yere vurup sildi. Sonra onu yıkadı, ağzına …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 259, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 281

  • سَتَرْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَغْتَسِلُ مِنَ الْجَنَابَةِ، فَغَسَلَ يَدَيْهِ ثُمَّ صَبَّ بِيَمِينِهِ عَلَى شِمَالِهِ، فَغَسَلَ فَرْجَهُ، وَمَا أَصَابَهُ، ثُمَّ مَسَحَ بِيَدِهِ عَلَى الْحَائِطِ أَوِ الأَرْضِ، ثُمَّ تَوَضَّأَ وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ، غَيْرَ رِجْلَيْهِ، ثُمَّ أَفَاضَ عَلَى جَسَدِهِ الْمَاءَ، ثُمَّ تَنَحَّى فَغَسَلَ قَدَمَيْهِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ cenâbetten dolayı gusül ederken onu perdeledim. Ellerini yıkadı, sonra sağ eliyle sol eline su döküp avret yerini ve ona bulaşan şeyi yıkadı. Sonra elini duvara veya yere sürdü. Sonra ayakları …

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 249, Sahîh-i Buhârî 257, Sahîh-i Buhârî 260, Sahîh-i Buhârî 265, Sahîh-i Buhârî 266, Sahîh-i Buhârî 274, Sahîh-i Buhârî 276

  • دَخَلَ عَلَىَّ أَبُو الدَّرْدَاءِ وَهْوَ مُغْضَبٌ فَقُلْتُ مَا أَغْضَبَكَ فَقَالَ وَاللَّهِ مَا أَعْرِفُ مِنْ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا إِلاَّ أَنَّهُمْ يُصَلُّونَ جَمِيعًا.

    Ümmü'd-Derdâ şöyle rivayet etti: Ebü'd-Derdâ (r.a.) öfkeli bir hâlde yanıma girdi. “Seni öfkelendiren nedir?” dedim. Şöyle dedi: “Vallahi Muhammed'in ﷺ ümmetinde, toplu hâlde namaz kılmaları dışında (eskiden bildiğim) hiçbir şey …

  • قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ أَوْ لَيُخَالِفَنَّ اللَّهُ بَيْنَ وُجُوهِكُمْ ".

    Nu'mân b. Beşîr (r.a.), Nebî'nin ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Ya saflarınızı mutlaka düzgün tutarsınız ya da Allah yüzlerinizin arasına mutlaka ayrılık düşürür.”

Biyografik verilerin kaynağı: Hadith Narrators Dataset (fahd09, from muslimscholars.info) (CC0)