عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ ".
Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “İman altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.”
Tâbiûn
عبد الله بن دينار العدوي
Talebeleri
عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ ".
Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “İman altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.”
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ مِنَ الشَّجَرِ شَجَرَةً لاَ يَسْقُطُ وَرَقُهَا، وَإِنَّهَا مَثَلُ الْمُسْلِمِ، فَحَدِّثُونِي مَا هِيَ ". فَوَقَعَ النَّاسُ فِي شَجَرِ الْبَوَادِي. قَالَ عَبْدُ اللَّهِ وَوَقَعَ فِي نَفْسِي أَنَّهَا النَّخْلَةُ، فَاسْتَحْيَيْتُ ثُمَّ قَالُوا حَدِّثْنَا مَا هِيَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " هِيَ النَّخْلَةُ ".
İbn Ömer (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Ağaçlar arasında öyle bir ağaç vardır ki yaprağı dökülmez; o, Müslümanın misalidir. Bana onun hangisi olduğunu söyleyin.” İnsanların aklı çöl ağaçlarına gitti. Abdullah dedi …
ayrıca Sahîh-i Buhârî 62, Sahîh-i Buhârî 131
عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ مِنَ الشَّجَرِ شَجَرَةً لاَ يَسْقُطُ وَرَقُهَا، وَإِنَّهَا مَثَلُ الْمُسْلِمِ، حَدِّثُونِي مَا هِيَ ". قَالَ فَوَقَعَ النَّاسُ فِي شَجَرِ الْبَوَادِي. قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَوَقَعَ فِي نَفْسِي أَنَّهَا النَّخْلَةُ، ثُمَّ قَالُوا حَدِّثْنَا مَا هِيَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " هِيَ النَّخْلَةُ ".
İbn Ömer (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “Ağaçlar arasında öyle bir ağaç vardır ki yaprağı dökülmez; o, Müslümanın misalidir. Bana onun hangisi olduğunu söyleyin.” (İbn Ömer) dedi ki: İnsanların aklı çöl ağaçlarına gitti. …
ayrıca Sahîh-i Buhârî 61, Sahîh-i Buhârî 131
أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ مِنَ الشَّجَرِ شَجَرَةً لاَ يَسْقُطُ وَرَقُهَا، وَهِيَ مَثَلُ الْمُسْلِمِ، حَدِّثُونِي مَا هِيَ ". فَوَقَعَ النَّاسُ فِي شَجَرِ الْبَادِيَةِ، وَوَقَعَ فِي نَفْسِي أَنَّهَا النَّخْلَةُ. قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَاسْتَحْيَيْتُ. فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَخْبِرْنَا بِهَا. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هِيَ النَّخْلَةُ ". قَالَ عَبْدُ اللَّهِ فَحَدَّثْتُ أَبِي بِمَا وَقَعَ فِي نَفْسِي فَقَالَ لأَنْ تَكُونَ قُلْتَهَا أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ يَكُونَ لِي كَذَا وَكَذَا.
İbn Ömer (r.a.) şöyle rivayet etti: Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Ağaçlar arasında öyle bir ağaç vardır ki yaprağı dökülmez; o, Müslümanın misalidir. Bana onun hangisi olduğunu söyleyin.” İnsanların aklı çöl ağaçlarına gitti; benim de …
ayrıca Sahîh-i Buhârî 61, Sahîh-i Buhârî 62
عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " أَنَّ رَجُلاً رَأَى كَلْبًا يَأْكُلُ الثَّرَى مِنَ الْعَطَشِ، فَأَخَذَ الرَّجُلُ خُفَّهُ فَجَعَلَ يَغْرِفُ لَهُ بِهِ حَتَّى أَرْوَاهُ، فَشَكَرَ اللَّهُ لَهُ فَأَدْخَلَهُ الْجَنَّةَ ".
Ebû Hüreyre (r.a.), Nebî'den ﷺ şöyle rivayet etti: “Bir adam susuzluktan nemli toprağı yiyen bir köpek gördü. Adam mestini aldı ve onunla köpeğe (su) çekip vermeye başladı, sonunda onu suya kandırdı. Allah da onun bu işini takdir etti ve …
ذَكَرَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ تُصِيبُهُ الْجَنَابَةُ مِنَ اللَّيْلِ، فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَوَضَّأْ وَاغْسِلْ ذَكَرَكَ ثُمَّ نَمْ ".
İbn Ömer (r.a.) şöyle rivayet etti: Ömer b. Hattâb (r.a.), Resûlullah'a ﷺ geceleyin cünüp olduğunu söyledi. Resûlullah ﷺ ona: “Abdest al, tenasül uzvunu yıka, sonra uyu” buyurdu.
ayrıca Sahîh-i Buhârî 287, Sahîh-i Buhârî 289
بَيْنَا النَّاسُ بِقُبَاءٍ فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ إِذْ جَاءَهُمْ آتٍ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أُنْزِلَ عَلَيْهِ اللَّيْلَةَ قُرْآنٌ، وَقَدْ أُمِرَ أَنْ يَسْتَقْبِلَ الْكَعْبَةَ فَاسْتَقْبِلُوهَا، وَكَانَتْ وُجُوهُهُمْ إِلَى الشَّأْمِ، فَاسْتَدَارُوا إِلَى الْكَعْبَةِ.
İbn Ömer (r.a.) şöyle rivayet etti: İnsanlar Kubâ'da sabah namazında iken birisi gelip: “Bu gece Resûlullah'a ﷺ Kur'ân indirildi ve Kâbe'ye yönelmesi emredildi. Siz de ona yönelin!” dedi. Yüzleri Şam tarafına dönüktü; bunun üzerine Kâbe'ye …
أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَدْخُلُوا عَلَى هَؤُلاَءِ الْمُعَذَّبِينَ إِلاَّ أَنْ تَكُونُوا بَاكِينَ، فَإِنْ لَمْ تَكُونُوا بَاكِينَ فَلاَ تَدْخُلُوا عَلَيْهِمْ، لاَ يُصِيبُكُمْ مَا أَصَابَهُمْ ".
İbn Ömer (r.a.), Resûlullah'ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Azaba uğratılmış bu kimselerin (yurtlarına) ancak ağlayarak girin. Eğer ağlamıyorsanız onların yanına girmeyin; onlara isabet eden size de isabet etmesin.”
أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ بِلاَلاً يُنَادِي بِلَيْلٍ، فَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يُنَادِيَ ابْنُ أُمِّ مَكْتُومٍ ".
İbn Ömer (r.a.), Resûlullah'ın ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Bilâl geceleyin ezan okur; İbn Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyin, için.”
ayrıca Sahîh-i Buhârî 617
Biyografik verilerin kaynağı: Hadith Narrators Dataset (fahd09, from muslimscholars.info) (CC0)