جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعُودُنِي، وَأَنَا مَرِيضٌ لاَ أَعْقِلُ، فَتَوَضَّأَ وَصَبَّ عَلَىَّ مِنْ وَضُوئِهِ، فَعَقَلْتُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لِمَنِ الْمِيرَاثُ إِنَّمَا يَرِثُنِي كَلاَلَةٌ. فَنَزَلَتْ آيَةُ الْفَرَائِضِ.
Câbir b. Abdullah (r.a.) şöyle rivayet etti: Hasta ve kendimden geçmiş bir hâldeyken Resûlullah ﷺ beni ziyarete geldi. Abdest aldı ve abdest suyundan üzerime döktü; ben de kendime geldim. “Ey Allah'ın Resûlü, miras kimin olacak? Bana ancak …