أَنَّهُ أَفْرَغَ مِنَ الإِنَاءِ عَلَى يَدَيْهِ فَغَسَلَهُمَا، ثُمَّ غَسَلَ أَوْ مَضْمَضَ، وَاسْتَنْشَقَ مِنْ كَفَّةٍ وَاحِدَةٍ، فَفَعَلَ ذَلِكَ ثَلاَثًا، فَغَسَلَ يَدَيْهِ إِلَى الْمِرْفَقَيْنِ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ، وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ مَا أَقْبَلَ وَمَا أَدْبَرَ، وَغَسَلَ رِجْلَيْهِ إِلَى الْكَعْبَيْنِ، ثُمَّ قَالَ هَكَذَا وُضُوءُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.
Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî (r.a.), kaptan ellerine su döküp onları yıkadığını rivayet etti. Sonra yıkadı – veya: ağzına su verdi – ve tek avuçtan burnuna su verdi; bunu üç kere yaptı. Sonra ellerini dirseklere kadar ikişer kere …
ayrıca Sahîh-i Buhârî 185, Sahîh-i Buhârî 186, Sahîh-i Buhârî 192, Sahîh-i Buhârî 199