İçeriğe geç

Etbâu't-tâbiîn

Hisham bin 'Abdul Malik al-Tayalasi

هشام بن عبد الملك أبو الوليد الطيالسي

  • † 227 h.
  • Basra
  • Succ. Taba' Tabi' 9th generation

Hayatı

050100150200250Peygamber ﷺBuhârî
† 227 h.
d.
133 h.
ö.
227 h.
Yaşadığı yerler
al-Basra
İsimler
أَبُو الْوَلِيدِ · أَبُو الْوَلِيدِ، هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ

Hocaları ve talebeleri

Zincirinde bulunduğu hadisler

  • عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " آيَةُ الإِيمَانِ حُبُّ الأَنْصَارِ، وَآيَةُ النِّفَاقِ بُغْضُ الأَنْصَارِ ".

    Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ şöyle buyurdu: “İmanın alâmeti Ensâr'ı sevmek, nifakın alâmeti de Ensâr'a buğzetmektir.”

  • لَمَّا نَزَلَتِ {الَّذِينَ آمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُوا إِيمَانَهُمْ بِظُلْمٍ} قَالَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَيُّنَا لَمْ يَظْلِمْ فَأَنْزَلَ اللَّهُ {إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ}.

    İbn Mes'ûd (r.a.) şöyle rivayet etti: “İman edip imanlarını zulümle karıştırmayanlar” (âyeti) inince Resûlullah'ın ﷺ ashâbı, “Hangimiz zulmetmedi ki?” dediler. Bunun üzerine Allah, “Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür” (âyetini) indirdi.

  • قُلْتُ لِلزُّبَيْرِ إِنِّي لاَ أَسْمَعُكَ تُحَدِّثُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا يُحَدِّثُ فُلاَنٌ وَفُلاَنٌ. قَالَ أَمَا إِنِّي لَمْ أُفَارِقْهُ وَلَكِنْ سَمِعْتُهُ يَقُولُ " مَنْ كَذَبَ عَلَىَّ فَلْيَتَبَوَّأْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ ".

    Abdullah b. Zübeyr (r.a.) şöyle rivayet etti: Zübeyr'e: “Falan ve falanın anlattığı gibi senin Resûlullah'tan ﷺ hadis anlattığını işitmiyorum.” dedim. Şöyle dedi: “Bilesin ki ben ondan hiç ayrılmadım; fakat onu şöyle buyururken işittim …

  • كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا خَرَجَ لِحَاجَتِهِ أَجِيءُ أَنَا وَغُلاَمٌ مَعَنَا إِدَاوَةٌ مِنْ مَاءٍ. يَعْنِي يَسْتَنْجِي بِهِ.

    Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ ihtiyacını gidermek için çıktığında ben ve bir genç, yanımızda su dolu bir matara ile gelirdik. Yani onunla istincâ ederdi.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 151, Sahîh-i Buhârî 152, Sahîh-i Buhârî 217, Sahîh-i Buhârî 500

  • عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَنْصَرِفْ حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ رِيحًا ".

    Abdullah b. Zeyd b. Âsım el-Mâzinî (r.a.), Nebî'nin ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça (namazdan) dönmesin.”

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 137

  • جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعُودُنِي، وَأَنَا مَرِيضٌ لاَ أَعْقِلُ، فَتَوَضَّأَ وَصَبَّ عَلَىَّ مِنْ وَضُوئِهِ، فَعَقَلْتُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لِمَنِ الْمِيرَاثُ إِنَّمَا يَرِثُنِي كَلاَلَةٌ. فَنَزَلَتْ آيَةُ الْفَرَائِضِ.

    Câbir b. Abdullah (r.a.) şöyle rivayet etti: Hasta ve kendimden geçmiş bir hâldeyken Resûlullah ﷺ beni ziyarete geldi. Abdest aldı ve abdest suyundan üzerime döktü; ben de kendime geldim. “Ey Allah'ın Resûlü, miras kimin olacak? Bana ancak …

  • كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَالْمَرْأَةُ مِنْ نِسَائِهِ يَغْتَسِلاَنِ مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ.

    Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ ile hanımlarından biri tek bir kaptan gusül ederlerdi.

  • كُنْتُ رَجُلاً مَذَّاءً فَأَمَرْتُ رَجُلاً أَنْ يَسْأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لِمَكَانِ ابْنَتِهِ فَسَأَلَ فَقَالَ " تَوَضَّأْ وَاغْسِلْ ذَكَرَكَ ".

    Ali b. Ebû Tâlib (r.a.) şöyle rivayet etti: Ben mezisi çok gelen bir adamdım. Kızının (benim yanımdaki) konumu sebebiyle bir adama Nebî'ye ﷺ sormasını söyledim. O da sordu. Bunun üzerine: “Abdest al ve tenasül uzvunu yıka” buyurdu.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 132, Sahîh-i Buhârî 178

  • كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي عَلَى الْخُمْرَةِ.

    Meymûne (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ küçük hasır seccade üzerinde namaz kılardı.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 379

  • كُنَّا نُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَيَضَعُ أَحَدُنَا طَرَفَ الثَّوْبِ مِنْ شِدَّةِ الْحَرِّ فِي مَكَانِ السُّجُودِ.

    Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ ile birlikte namaz kılardık; sıcağın şiddetinden dolayı birimiz elbisesinin ucunu secde yerine koyardı.

  • أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى بِهِمْ بِالْبَطْحَاءِ ـ وَبَيْنَ يَدَيْهِ عَنَزَةٌ ـ الظُّهْرَ رَكْعَتَيْنِ، وَالْعَصْرَ رَكْعَتَيْنِ، تَمُرُّ بَيْنَ يَدَيْهِ الْمَرْأَةُ وَالْحِمَارُ.

    Ebû Cühayfe (r.a.), Nebî'nin ﷺ Bathâ'da – önünde bir anaze varken – onlara öğle namazını iki rekât, ikindi namazını da iki rekât kıldırdığını rivayet etti; önünden kadın ve eşek geçiyordu.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 187, Sahîh-i Buhârî 376, Sahîh-i Buhârî 499, Sahîh-i Buhârî 501

  • سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَىُّ الْعَمَلِ أَحَبُّ إِلَى اللَّهِ قَالَ " الصَّلاَةُ عَلَى وَقْتِهَا ". قَالَ ثُمَّ أَىُّ قَالَ " ثُمَّ بِرُّ الْوَالِدَيْنِ ". قَالَ ثُمَّ أَىُّ قَالَ " الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ". قَالَ حَدَّثَنِي بِهِنَّ وَلَوِ اسْتَزَدْتُهُ لَزَادَنِي.

    İbn Mes'ûd (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî'ye ﷺ: “Allah'a en sevimli amel hangisidir?” diye sordum. “Vaktinde kılınan namaz” buyurdu. “Sonra hangisi?” dedim. “Sonra anne babaya iyilik” buyurdu. “Sonra hangisi?” dedim. “Allah yolunda cihad” …

  • صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ رَكْعَتَيْنِ، فَقِيلَ صَلَّيْتَ رَكْعَتَيْنِ. فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ.

    Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle rivayet etti: Nebî ﷺ öğle namazını iki rekât kıldı. “İki rekât kıldın” denildi. Bunun üzerine iki rekât kıldı, sonra selam verdi, sonra iki secde yaptı.

    ayrıca Sahîh-i Buhârî 482, Sahîh-i Buhârî 714

  • قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ أَوْ لَيُخَالِفَنَّ اللَّهُ بَيْنَ وُجُوهِكُمْ ".

    Nu'mân b. Beşîr (r.a.), Nebî'nin ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Ya saflarınızı mutlaka düzgün tutarsınız ya da Allah yüzlerinizin arasına mutlaka ayrılık düşürür.”

  • عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " سَوُّوا صُفُوفَكُمْ فَإِنَّ تَسْوِيَةَ الصُّفُوفِ مِنْ إِقَامَةِ الصَّلاَةِ ".

    Enes b. Mâlik (r.a.), Nebî'nin ﷺ şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Saflarınızı düzeltin; çünkü safları düzeltmek namazı ikame etmektendir.”

Biyografik verilerin kaynağı: Hadith Narrators Dataset (fahd09, from muslimscholars.info) (CC0)